|
|
March 09 Seni takmayanı sen hiç takma,
konuşmayanla asla konuşma.
Yalanını yakaladığın kişinin düzelebileceğini düşünme.
İnsanlara doğru değer ver, haketmeyenleri sil.
Kimseye yalvarma. Asla dönüp de arkana bakma.
Hakettiğin sevgiyi alamadın mı? Kendini üzme, sorun sen değilsin.
Kafanda bitirdikten sonra iki çift tatlı söz, iki damla gözyaşı için asla yumuşama.
Seni sevenlerle-kullananları iyi ayırt et.
Seni dinleyip anlamaya niyeti olmayanlarla tartışma.
Kendine saygını yitirmene neden olacak hiçbir şey yapma.
Göz göre göre su birikintilerine taş atma, mutlaka üstüne sıçrar.
Kendinin herkesten daha önemli olduğunu unutma.
Gözyaşlarının değerini bil. Onları haketmeyenler için harcama.
Kendini sev
|
Aşk; Koskocaman bir yalan
Bazen, çöllere düşüren, bazen de dağları deldiren Kavuşmasız kuruyan ırmaklarda yüzdüren Aynada yaşlanan yüzünü seyreden Koskocaman bir yalan dünyada gülümseten
Aşk; Koskocaman bir yalan
Boran kuşunun gözündeki üç damla yaşı akıtan Dümeni olmayan bir geminin kaptanlığını yaptıran Elimdeki kadehin içine bir parça kan damlatan Ve o kadehte yüzmesini bilmeyeni yüzdüren
Aşk; Koskocaman bir yalan
Neden diye her sorulan soruya yanlış cevap veren Resimdeki görüntünle hayallere daldıran Bir parça umut isteyen Aşk; ne sensiz olur ne de senle dedirten
|
|
|
|
Seni Seviyorum De...
Seni seviyorum demekle iş bitmiyor….
Gitmiştin.... Yanında benliğimin bir parçasını alıp, Yüreğimi ise yarım bırakıp, Elveda demeden çekip gitmiştin.
Başarmıştın.... Geceleri uykumu bölmeyi, Aklımdan çikmamayı, Uzakta olduğun halde beni ağlatmayı başarmıştın.
Göstermiştin... şerefsiz birinin nasıl oldugunu, Hırçın tarafını, Gözlerinde yalan söyleye bildiğini göstermiştin.
Demiştin... Seni seviyorum diye, Sonsuza kadar senleyim, Korkma hep yanındayım demiştin.
Anlamıştım... Herkese güvenilmedigini, Insanların iki yüzlü ola bildiğini, Seni seviyorum demekle işin bitmediğini anlamıştım.
| | December 02
FAHİŞE GÖNÜLLERİN KAHBELİYİ KOYMAZ BİZE,UNUTANLARI BİZDE UNUTURUZ ASİLCE.!!!
by_çağlar October 14
| Üzgünüz, girdiniz şu anda silinemiyor. Lütfen daha sonra yeniden deneyin.
|
|
|
|
| |
14 Ekim
Sevginin Böylesi Lazım
|
  
GiDen DeğiL
KalAndır Terk eDen
GidEnde
Bu YüzDen Gitmİştir ZaTen
Ne AğlaYacak KaDar GünaHkarım
Nede GökLere ÇıkaBilecek KaDar MasUm
Ne GeçMişte YaşaDıklaRımdan HuzuRsuzum
Nede ŞuAn YaptıklaRımdan MutLu.
| kızarmısın
|
|
|
|
dÜnyalıkmı sandın sevgimi toprak çeker o bedenimi nedensiz kayıp gidenini seni seviyorum desem bana kızarmısın cesaretim yoktur söylemeye kızdım yanlış anlanan sözlere derman yetmez seni özlemeye seni seviyorum desem bana kızarmısın | |
sustum! ey beşiğini sallayıp boğduğum hayat kucağımda büyütüp öldürdüğüm sevgi yaralar merhem tutmuyor geceler avutmuyor ben sustum acılarım konuştu
Ne zaman tutsam ellerini gözlerimin önünden mevsimler geçer ne zaman gözlerin gözlerime değse samanyolundan bir yıldız düşer.
Uykudan uyandıgında insanı uyandıgına pişman eden geri dönmek isteyipte dönemiyeyince çaresizlikten delirten ve hayatta bir kes görülebilen HARİKA BİR
    
|
September 28
|
GİT..!!!! düşünme sakın üzüleceğimi bu aşka yenilip tükeneceğimi alışkınım ben gitmelere hep kalanlardan oldum hep ağlayanlardan oldum hep aynaya bakıp başka yüzü görenlerden oldum düşünme GİT. kalanlardanım yine sevenlerden değilim artık....merak etme ağlamam ardından!!!gitmek için bekleme SeVmİyOrUm SeNi git istediğin gibi çık hayatımdan dök hayallerimizi onaracak biri çıkar nasılsa.. beni ben yapacak biri çıkar karşıma sen devam et yoluna BEN YENİLMEM SANA, HAYATA.....
|
|
Gökyüzü kara kara bulutlu Yeryüzü gece gündüz hüzünlü Çare tükenmiş kötüler kazanmış Son yolculuğum bilinmezliğe Dur bir an kalbinin sesini dinle Derin bir nefes alıp düşün bir kere Can senin hayat senin her şey elinde Dur bir an kalbinin sesini dinle Derin bir nefes alıp düşün bir kere Can senin hayat senin herşey elinde Ellerim kuru gözlerim yaşlı Yüzüm çatlamış, şusuz bir bahar Çare tükenmiş kötüler kazanmış Son yolculuğum bilinmezliğe
Rafet El Roman...

|
|
|
|
|
BİR SEVGİ İSTİYORUM... Yoksulluğu paylaşacak günüm güneşim olacak, varlığı aşkta arayıp her şeyi bende bulacak; garip gönlümün dilinden söylemeden anlayacak, yalnızca benim olacak bir sevgili istiyorum, yalnız benim olacak bir sevgili istiyorum.
Kaderse cefaya derde benimle karşı koyacak, kötü günde iyi gün bilip yanımdan ayrılmayacak; zavallı şu yüreğimin her gün teselli bulacak, yalnızca benim olacak bir sevgili istiyorum, yalnız benim olacak bir sevgili istiyorum.
Mutluluğu beraberce ömür boyu yaşatacak, sıcacık bir yuva kurup hayatı hep paylaşacak; kırılan temiz kalbimi heyecandan durduracak, yalnızca benim olacak bir sevgili istiyorum, yalnız benim olacak bir sevgili istiyorum.
Sadece bir tek arzum var hayırlı günler doğacak, hayalse bu yazdıklarım rüyalar gerçek olacak; aşkın tarifi yok başka beni baştan yaratacak, yalnızca benim olacak bir sevgili istiyorum, yalnız benim olacak bir sevgili istiyorum.
Lavinyaa aplajan
Bu güzel şiirleri , benimle paylaştığın için çok teşekkürler... |
|
|
|
. |
|
GERÇEK BİR OLAY...
Bir kız ve bir delikanlı bir motosikletin üzerinde 180km hızla gidiyorlar ve aralarında şöyle bir konuşma geçiyor:
Kız: Lütfen yavaşla, ben korkuyorum!
Erkek: Hayır bak ne kadar eğlenceli!...
Kız: Lütfen, lütfen çok korkuyorum!!!
Erkek: Peki, beni sevdiğini söyle
Kız: SENİ ÇOK SEVİYORUM, lütfen yavaşla!
Erkek: Şimdi de bana sıkıca sarıl
Kız, delikanlıya sıkıca sarılır. 
Erkek: Şapkamı alıp kendine takarmısın, başımı çok sıktı
Ertesi gün gazetelerde şöyle bir haber çıktı:
"Motosiklet kazası.. Motosiklet fren arızası nedeniyle bir binaya çarptı. Üzerindeki iki kişiden biri kurtuldu.."
Gerçek ise şöyleydi..
Yolun yarısında delikanlı frenlerin bozulduğunu anlamış ama bunu kıza belli etmek istememişti. Bunun yerine kızdan kendisi sevdiğini söylemesini ve son defa sarılmasını istemişti. Sonra da kendi ölümü pahasına, kızın başlığı takmasını ve hayatta kalmasını sağlamıştı. İşte gerçek aşkın anlamı buydu!...
|
  
Günün birinde bir çiçekle su karşılaşır ve arkadaş olurlar. İlk önceleri güzel bir arkadaşlık olarak devam eder birliktelikleri, tabii zaman lâzımdır birbirlerini tanımak için. Gel zaman, git zaman çiçek o kadar mutlu olur ki, mutluluktan içi içine sığmaz artık ve anlar ki, su'ya aşık olmuştur. İlk kez aşık olan çiçek, etrafa kokular saçar, "Sırf senin hatırın için ey su" diye... Öyle zaman gelir ki, artık su da içinde çiçeğe karşı birşeyler hissetmeye başlamıştır. Zanneder ki, çiçeğe aşıktır ama su da ilk defa aşık oluyordur. Günler ve aylar birbirini kovalalar ve çiçek acaba "Su beni seviyor mu?" diye düşünmeye başlar. Çünkü su, pek ilgilenmez çiçekle... Halbuki çiçek, alışkın değildir böyle bir sevgiye ve dayanamaz. Çiçek, suya "Seni seviyorum der. Su, "Ben de seni seviyorum" der. Aradan zaman geçer ve çiçek yine "Seni seviyorum" der. Su, yine "Ben de" der. Çiçek, sabırlıdır. Bekler, bekler, bekler... Artık öyle bir duruma gelir ki, çiçek koku saçamaz etrafa ve son kez suya "Seni seviyorum." der. Su da ona "Söyledim ya ben de seni seviyorum." der ve gün gelir çiçek yataklara düşer. Hastalanmıştır çiçek artık. Rengi solmuş, çehresi sararmıştır çiçeğin. Yataklardadır artık çiçek. Su da başında bekler çiçeğin, yardımcı olmak için sevdiğine... Bellidir ki artık çiçek ölecektir ve son kez zorlukla başını döndürerek çiçek, suya der ki; "Seni ben, gerçekten seviyorum." Çok hüzünlenir su bu durum karşısında ve son çare olarak bir doktor çağırır nedir sorun diye...Doktor gelir ve muayene eder çiçeği. Sonra şöyle der doktor: "Hastanın durumu ümitsiz artık elimizden birşey gelmez."Su, merak eder, sevgilisinin ölümüne sebep olan hastalık nedir diye ve sorar doktora. Doktor, şöyle bir bakar suya ve der ki: "Çiçeğin bir hastalığı yok dostum... Bu çiçek sadece susuz kalmış, ölümü onun için" der.Ve anlamıştır artık su, sevgiliye sadece "SENİ SEVİYORUM demek yetmemektedir...
  
|
Uzun zaman önce dünya yaratılmadan insanlar dünyaya ayak basmadan önce, iyi huylar ve kötü huylar ne yapacaklarını bilemez vaziyette dolanıyorlarmış.Bir gün toplanmışlar ve her zamankinden daha sıkkın otuyorlarken SAFLIK ortaya bir fikir atmış:”neden saklambaç oynamıyoruz?”ve hepsi bu fikiri beğenmiş, ve hemen ÇILGIN çılgınlık bağırmış:”ben ebe olmak ve saymak istiyorum,ben ebe olmak istiyorum!”ve başka hiç kimse çılgını arayacak kadar çıldırmadığı için,çılgınlık bit ağaca yaslanmış ve saymaya başlamış:1,2,3...
Ve çılgınlık saydıkça,iyi huylar ve kötü huylar saklanacak yer aramışlar...
ŞEFKAT ayın boynuzuna asılmış,
İHANET çöp yığınının içine girmiş,
SEVGİ bulutların arasına kıvrılmış,
YALAN bir taşın altına saklanacağını söylemiş ama yalan söylemiş çünkü gölün dibine saklanmış,
TUTKU dünyanın merkezine gitmiş,
PARA hırsı bir çuvalın içine girerken çuvalı yırtmış ve çılgınlık saymaya devam etmiş 79,80,81...
AŞKIN dışında bütün iyi huylar ve kötü huylar o ana kadar zaten saklanmış, aşk kararsız olduğu gibi, nereye saklanacağını da bilmiyormuş.
Bu bizi şaşırtmamalı çünkü hepimiz aşkı saklamanın ne kadar zor olduğunu biliriz.Ve ÇILGINLIK 95,96,97...ye gelmiş ve 100’e vardığı anda AŞK sıçrayıp güllerin arasına girmiş ve saklanmış...
Ve ÇILGINLIK bağırmış.”sağım solum sobedir,geliyorum!”ve arkasını döndüğünde ilk önce TEMBELLİĞİ görmüş,o ayaktaymış çünkü saklanacak enerji yokmuş...sonra ŞEFKATİ ayın boynuzunda görmüş ve İHANETİ çöplerin arasında,SEVGİYİ bulutların arasında,YALANI gölün dibinde,ve TUTKUYU dünyanın merkezinde,hepsini birer birer bulmuş sadece birisi hariç!
Ve ÇILGINLIK umutsuzluğa kapılmış,en son saklı kişiyi bulamamış, derken haset, bulunamadığı için haset duyarak, çılgınlığın kulağına fısıldamış “AŞKI bulamıyorsun, o güllerin arasında saklanıyor”ve ÇILGINLIK çatal şeklinde tahta bir sopa almış,ve güllerin arasına çılgınca saplamış,saplamış...
Taaaaa ki yürek burkan bir haykırma onu durdurana kadar.Ve haykırıştan sonra, AŞK elleriyle yüzünü kapayarak ortaya çıkmış.Ve parmaklarının arasından iki sicim gibi kan akıyormuş gözlerinden...
ÇILGINLIK AŞKI bulmak için heyecandan AŞKIN gözlerini çatal sopa ile kör etmiş.”ne yaptım ben””ne yaptım ben” diye bağırmış.
“Seni kör ettim!nasıl onarabilirim?”
ve AŞK cevap vermiş:”Gözlerimi geri veremezsin,ama benim için bir şey yapmak istersen,benim kılavuzum olabilirsin.”
Ve o günden beri,AŞKIN gözü kördür ve her zaman çılgınlık yanındadır....!”
|

|
Anlatmak mümkün mü bilmiyorum; kelimelere, sayfalara sigdirilabilir mi sensizlik? Basi olur muhakkak da sonu gelir mi yazinin? Sen diye baslayip, yoklugunla tamamlasam cümleleri, merhem olabilirler mi yaralarima? içimdeki bu eksiklik, issizlik, yansimaz mi satirlara? Birazdan görecegiz sanirim; çekistirip durdugu kalemi, elimden alir almaz yüregim...
SêN...  gölgesinde dinlendigim kökü bende bir çinardin. Gazel dökmüs bir bahardi yoklugun! SêN...  bir saçak altiydin dolu yagarken sigindigim; dag basinda tahta, küçük bir kulübe; ayazlarda isindigim... Tutundugum tüm dallari kiran, korkunç bir firtinaydi yoklugun! SêN...  hep yolumun üzerinde suyu sonsuz bir pinardin. Tenimde, yüregimde çöl yanigiydi yoklugun! SêN...  ayriligi bile sevdiren sapsari bir güldün; kavusmalarin o tatli heyecani... Ömrüme yüklenen; anlamsiz, tesellisiz bir hasretti yoklugun! SêN...  türküler gibi yanik, misralar gibi hoyrattin. siirleri dilsiz, türküleri issiz birakti yoklugun! SêN...  bakmaya doyamadigim siyah-beyaz bir fotograftin; atmaya kiyamadigim, eski, degerli bir kitap... SêN...  bütün yorgunlugumu alan bir aksam günesiydin; umudumu besleyen serin bir seher yeli... SêN...  daglarin bagrinda kirlenmemis bir irmaktin; kumsalimda serinleyen çiglik çigliga bir marti; SêN...  avuçlarimda taze ekmek kokusuydun; yüregime kazinmis muzip, sirin bir gülümseme... Dinmeyecek sandigim gözyaslariydi yoklugun! SêN...  tozpembe ruyalardin, ilk sana anlattigim... Uyanmayi bekledigim bir kabustu yoklugun! SêN...  Bensiz yasarsin, sensiz yasamayi denerim! derdin. Bizsiz yasayamadigim, dipsiz bir karanlikti yoklugun! SêN...  en tatli sohbetlerin gevezesiydin; sözü hiç tükenmeyen bir düs gezgini... Ortasinda boguldugum sessizlikti yoklugun SêN...  kadehimdeki en berrak saraptin, gökyüzümdeki en parlak yildiz... Avuntusuz gecelerin korkusuydu yoklugun! SêN...  aklin basinda degil de, yüregin elindeyken gelirdin bana; sanki soluk soluga yasanmaliydi hersey, hep aceleciydin... Elimi bir yerlere koyamadigim, duvarlardan nefes alamadigim; tarifsiz bir sIkIntI, tekdüze bir ümitsizlikti yoklugun! SêN...  mutlulukla kiydigim; ölüm ayirana kadarlik bir nikahtin. Siranin aciya geldigi bir bedeldi yoklugun! SêN...  yazilarima eni konu yerlesmis; adi, cismi belirsiz bir sevda; mutlulukla sarmas dolas bir hüzündün! Kalemimi tutusturan; ölümü, hasreti cümlelerime tasiyan bir atesti yoklugun! SêN...  hayatla yaptigim bütün savaslarin ganimetiydin. Namlusu yüzüme dönük bir silahti yoklugun!
SêN...  vazgeçmemin engeliydin; anlasmaya hep uydum. Ölümle hayat arasinda gidip gidip geldigim, Rus ruletiydi yoklugun!
SêN...  vazgeçmemin engeliydin; anlasmaya hep uydum. Ölümle hayat arasinda gidip gidip geldigim, Rus ruletiydi yoklugun!
SêN...  Bensiz yasarsin, sensiz yasamayi denerim! derdin. Bizsiz yasayamadigim, dipsiz bir karanlikti yoklugun!
Hayata sarılmışken senin sevginle Susuz kalmış bir çiçekti yokluğun....
SêN...  yazilarima eni konu yerlesmis; adi, cismi belirsiz bir sevda; mutlulukla sarmas dolas bir hüzündün! Kalemimi tutusturan; ölümü, hasreti cümlelerime tasiyan bir atesti yoklugun!

|

|
"İçim acıyor, geçer elbet, geçer de, anlamsız bir yer de, unuttuğumu sandığım bir yer de , yeniden sızlar, ama varsın sızlasın, sızlamadı mı; kocaman sevilmiyor ki... "
Ne yapacağını bilememek ne kadar kötü bir durum? Beyaz bir ışık arıyorsun bazen, görüyorsun.. Siyahın yoğunlu eritiyor ışığı yine kör oluyorsun..
Nerdesin sen şimdi kim bilir? Neler yapıyorsun? Özlüyor musun beni? Biliyor musun ben geceleri hep seninle konuşuyorum uzun uzun.. Seni Seviyorum diye haykırıyorum. Dünya umurumda değil. Takmıyorum, düşünmüyorum hiçbir şeyi.. Sadece seni, sadece seni düşünüyorum ve ağlıyorum!!! Sırf senin yanında olamadığım için ağlıyorum..
Bırakıp gittiğin, tüm kapıları yüzüme kapadığın günden beri aylar geçti.. Aylar geçti ama içimdeki sevgin hiç bitmedi... Beni sevmediğini, önemsemediğini bilmeme rağmen büyüttüm sevgimi. Ama bu gece Vazgeçiyorum Senden.. Ben seninle olmak, seni yaşamak istiyordum.. Tek isteğim buydu.. Ama izin vermedin. Bilmiyorsun ki geç zamanlar vardır.. Ne yapsan affedilmeyecek, ne yapsan boş..
Bazen ne kadar genç olursanız olun yorgun ve yaşlı bakıyorsunuz ve tek bir söz kalıyor geriye Vazgeçmek...!
Korkma, seni artık sevmiyorum....
|
Dj_MaEsTrO... September 26
SENİ BÖYLE SEVDİM…
Ben seni kocaman bir yürekle sevdim. Gözlerim değil, yüreğimdi seni gören. Sen damarlarımdaki kana karışıp , geldin oturdun yüreğime. Bir başka yerde olamazdın zaten. Sen, benim en değerli yerimde, yüreğimde olmalıydın, orada kalmalıydın. Çok aşka ev sahipliği yapan bu yürek, ilk kez bu kadar kolay kabullendi seni. Herhangi bir konuk değildin artık. O yüregin gerçek sahibiydin. Şimdi sonbahar, kışa giriyoruz ya... Ben dört mevsim baharı yaşadım seninle. Çiçek çiçek açtın yüreğimde. Gökkuşağı zayıf kaldı, senin renklerin karşısında. Taze bir yaprak gibi yeşildin. Açelyaydın pembeliğinle. Üzerine çiğ taneleri düşmüş sarı güldün. Kırmızıydın bir ateş gibi. Ve maviydin..., denizi sensiz, seni de denizsiz düşünemedim. Seni severken dünyayı da sevdim ben, insanları da... Kendime bile dar gelirken, içinde herkese yer olan bir hayatın sahibiydim artık. En kızgın, en tahammülsüz olduğum anlarda bile, seni düşünmek yetti bana. İçimdeki sevinç yüzüme yansıdı, güldüm. Beni öylesine güldüren senin sevgindi ve ben kaygısız, içten gülüsün ne demek olduğunu, nasıl güzel bir şey olduğunu anladım seninle... Her şeye rağmen sevdim seni. Güçlüydüm ve asamayacağım hiçbir zorluk yoktu. Koca bir kente, koca bir ülkeye kafa tutabilirdim. Sen elimden tuttuğunda, patlamaya hazır bir volkan gibi hissederdim kendimi. Menzil sendin ve ben o menzile ulaşmak için önüme çıkan her şeyi yok edebilirdim. Sana ulaşmamı engelleyecek her şeyi eritirdim, kül ederdim. Sana ulaştığımdaysa sakin bir göle dönüşürdüm. Ve o göle bir tek sen girebilirdin. Sevdim ve hayrandım da... Her halin çekti beni. Durusunu, uyumanı, gülmeni, kızmanı, şaşkınlığını, saflığını, kurnazlığını, çocukluğunu, olgunluğunu sevdim. Sesini de sevdim suskunluğunu da. Küçük oyunlarını, kaprislerini, sitemlerini, korkularını sevdim. Seni ve o doyumsuz sevdanı, uçarı sevdanı anlatacak kelime bulamadım çoğu zaman. Sığmadın cümlelere ve hiçbir cümle seni yeterince tarif edecek kadar derin olmadı. Seni severken yorulmadım. Çünkü sen yaşam kaynağıydın. Her gün yenilendim. Seninle çoğaldım, büyüdüm. Eksik kalan neyim varsa tamamladın. Ölmeyecektim çünkü sen ölmezliğin ta kendisiydin.
Sevdim işte ötesi yok...
YıKıLmı$ım Ama YoKsuN seN...
YıkıLmı$ ßir ew dü$üN...
DuwarLArıNıN YaŞaDıĞı eZikLiĞiNi..
TozLaRıN TuğLaYı KaPaTıp yere qömü$üNü..
İşte öyLeYim ßu zamanLarda...
ßu zamansız ayrıLıkLarDa...
ßeni ßıRaKıp qitme.
ßeni sensiz koyup qitme..
sensizLik acıTır yüreĞiMi...
sensizLiK aLır ßenLiĞiMi..
ÖLüMüM oLur ayrıLıĞıN...
öLüM koLay DeĞiLmiŞ anLaDıM..!
ßqn DoĞuM qüNüm,
HatırLarmıSıN ßaNa Ne DerdiN..
SeNiN DoĞduĞuN qüN DoĞduM ßeN..
SeNiN ÖLDüĞüN qüN öLeceĞiM...
Tek DiLeĞiM senDeN..ßeni ßIRAKmAAA...
SaRıL ßaNa DeyiŞiN YaLanMıŞ...
anLaDım YaLanMıŞ..
ŞimDi EziK DuwarLar qißi ..
SenSiZ oLaN KaRanLıkLaRa DoĞru YürüYoruM...!!!
Sessiz Geceler ßenim İçin SığınıLan ßir Liman Sanki.
Kendimi ßuLup ßuLup Kaybettiğim Karanlıkta,
ŞöyLe ßir Uğradığım KeLime Hazinem de ßir AnLam İfade Etmiyor.
Düşünüyorum da ßu Güne Kadar Hep; Gißi Yazmışım, Gißi Okumuşum, Gißi SöyLemişim Ve En ÖnemLisi; Gißi Sevmişim...
ßir Mawi Gecede ßaŞLaMıŞtı SewDamıZ
Ve MaviYe ÇaLmıŞtı ßütüN UmutLarım O GeCe
UnutturmuŞtuN ßaNa KaranLıĞıN SiYaH OlduĞunu
Ve GözLerinDe FarkEttim İlk KeZ
ßütüN GeceLeriN Mawi OlduĞuNu
ßiR MaVi GeceYdi O
ßütüN GeceLerdeN GüZeL
ßir MaVi GeceyDi o
ßeNiM İçiN ÖmRe ßeDeL
Ve SonRa..
ßiR GiDiŞiN VarKı Ki,
MutLuLuĞuMa iNaT..
ßir GiDiŞiN VarKı Ki,
KırıLdı İçimDe KoL KaNaT..
UmutLaRıMıN MaVisiNi Alıp GittiN...
DeNizLeriMiN MaVisiNi ÇaLıp GittiN...
MasMaVi DünYaMa...
SimSiYaH ßiR ÇiVi ÇaKıP GittiN...
GittiN...
Ve Sen De Her YaLaN Gißi
ßiTTiN...
|
|
|
|